Makaleler
İşçi nin Ödenmeyen ücretleri-Melike Kavuğudurmaz-Avukat

İŞÇİNİN ÖDENMEYEN MESAİ ÜCRETLERİ

Fazla mesaide kayıt önemli

Fazla mesai davalarında özellikle işverenlerin kayıt tutması önemli. Aksi takdirde çalışan, tanık beyanları ile fazla çalışma yaptığını kanıtlayabiliyor. Kayıtları düzgün değilse, işverenler abartılı tanık beyanlarıyla çok yüksek çalışma ücretlerini ödemek durumunda kalabiliyor. Gerek İşveren gerekse İşçi karşılıklı anlaşmazlıklarda, işçi avukatı nız varsa hak kaybına pek uğramayabilir. Yargıtayın bu durumu dikkate alarak birtakım sınırlamalar getirdiğini Tanık beyanlarına dayalı fazla çalışma taleplerinde mutlaka mahkemenin uygun bir indirim yapmasını arıyor. 11 saati aşan çalışmalarda, mahkemenin ara dinlenmesinin en az 1.5 saat olarak kullanılmış olabileceğini varsayması gerektiğini ifade ediyor. Yine son dönemlerde primle çalışan işçilerde ve özellikle satıcılarda primin fazla mesaiye sayılması yönünde yargı kararlarını görüyoruz.

İşçinin, fazla çalışmayı tanıkla ispat edebildiğini ancak işverenin mutlaka yazılı belgeyle ispat etmek zorunda olduğunu belirten İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uzmanı ve Bilirkişisi Av. Cüneyt Alihan Danar, bu belgelerin puantaj kayıtları, kart ya da parmak okuma sistemleri olduğunu söylüyor: “İşverenin dinleteceği tanıklar, işçinin tanıkları kadar güçlü delil değildir. Her ay imzalanan ücret bordroları da büyük önem taşır. Bu bordrolarda aylık fazla çalışma süreleri de yazar. Bu sebeple işçiler, bordroları imzalarken mutlaka o ay yaptıkları fazla çalışmaların bordroda eksiksiz gösterildiğini kontrol etmeli. Çünkü yapılan fazla çalışmanın eksik gösterilmesine karşı bordronun altına yazılan itiraz yazısı yoksa, mahkemeler imzalı bordroları kesin delil saymaktadır ve buna karşı tanık da dinletilmesi yararlı değildir.”

Tanıklar ön plana çıkıyor

İş davalarının sonucu tamamen işverenin İK ve özlük işlerinin doğru yapılanıp yapılanmadığıyla bağlantılı. Kayıtları düzgün tutmayan, ücret pusulası vermeyen, fazla mesaileri yansıtmayan, yıllık izinleri takip etmeyen işverenler haklı da olsa davayı kaybediyor. Bu durumda tanıklar ön plana çıkıyor ve bu sayede de dava işçinin lehine gelişiyor. Yine düzgün bir performans değerlendirme sistemi olmayan, disiplin cezalarını gereği gibi uygulamayan, son çare ilkesinden haberi olmayan bir işverenin işe iade davasını kazanması neredeyse olanaklı değil. Dolayısıyla İK bakımından sağlıklı yapılanmamış işletmelere karşı işçilerin açtığı davalar işveren aleyhine sonuçlanıyor.

Hakkınız kaybolabilir

İş davalarının uzun süre devam etmesi, hakkın ortadan kaybolmasına da yol açıyor. İşe iade davası 2-3 yıl sürdüğünde işe iadenin de fiilen bir anlamı kalmıyor, zira işçi bu süre içinde başka bir iş buluyor. Bu konuların ayrıntılı, görüşmelerinizi İşçi Avukatı nız varsa görüşebilir, bilgi edinebilir, olası doğabilecek, hak kaybınızın önüne geçebilirsiniz.

İŞ DAVALARINDA DİLEKÇE ÖRNEKLERİ

Tarih: ../../….
İŞ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

Davacı : …………………. (TC…………………)
Adres : ………………….

Vekili : Av.Melike KAVUĞUDURMAZ ÖZER
Adres : Kocasinan/KAYSERİ

Davalı : ………………….
Adres : …………………

Dava : Haksız işten çıkarılma nedeniyle, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacakları belirlenerek, ödenmeleri gerektiği tarihlerden işletilecek en yüksek mevduat faizleri, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı işverene ödetilmesi dileğidir.

 

Açıklamalar:

1- Haksız işten çıkarılma:

Davacı, 23.12.1999 – 08.06.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde “tezgahtar” olarak çalışmış; haklı bir neden olmaksızın ve tazminatı ödenmeden işten çıkarılmıştır. Davalı işverenin, komşu işyeri sahiplerine “işçinin kendi isteğiyle işten ayrıldığını” söyleyerek bir haklılık ortamı yaratmaya çalıştığı öğrenilmiş olup, bir kimsenin (13) yıl gibi uzun bir hizmet süresini tazminat almadan sona erdirmesi yaşamın olağan akışına aykırıdır.

2- Hizmet süresi:

Davacı davalı işyerine girdikten sekiz ay sonra sigortaya bildirilmiş olup, bu durum tanıklarla ispat edildikten sonra gerçek hizmet süresine göre tazminat ve alacağının hesaplatılması dileğinde bulunuyoruz.

3- İşçinin gerçek ücreti:

Davacı, deneyimli bir gıda maddeleri “tezgâhtarı” olup, son eline geçen net aylık ücreti 2100 TL. olmasına ve kendisine her ay düzenli gıda yardımı yapılmasına karşın, yıllardan beri ücret bordroları asgari ücretler üzerinden düzenlenmekte; sigorta primleri de buna göre ödenmektedir.
(Gerçek ücreti hakkında tanık dinletilecektir.

4- Yıllık izin ücretleri isteği:

Davacı çok uzun yıllardan beri yıllık izinlerini kullanmamış; dini bayramlara eklenen
birkaç günlük süreler için de izin ücreti niteliğinde bir ödeme yapılmamıştır.

Yasal neden : 4857 sayılı İş Kanunu,.5521 sayılı Yasa, 6100 sayılı HMK.vs.

Kanıtlar : İş yeri ve sigorta kayıtları, tanıklar, bilirkişi raporu vs. her tür kanıt.

Sonuç ve İstek: Sunulan nedenlerle:

Haksız işten çıkarılma nedeniyle, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacakları belirlenerek, ödenmeleri gerektiği tarihlerden işletilecek en yüksek mevduat faizleri,yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı işverene ödetilmesine karar verilmesini, davacı adına ve saygı ile dilerim…/../….

Davacı Vekili
Av.Melike Kavuğudurmaz Özer

Ekli belgeler:

1) Vizite kâğıtları,

2) İşe giriş bildirgesi

İlgili yerlerden istenecek belgeler:

1) İşyerinden işçinin özlük dosyası

2) SGK’dan sigortalı hesap döküm cetveli

 

Sunum ve Hazırlama: Av.Melike KAVUĞUDURMAZ ÖZER

KATEGORİLER

2 yorum

Bir cevap yazın