Makaleler
Ceza Kanunlarında Zaman Aşımı-Avukat Melike Kavuğudurmaz Özer
  1. YENİ TÜRK CEZA KANUNUNDA ZAMAN AŞIMI
  2. GENEL OLARAK ZAMAN KAVRAMI VE ZAMAN AŞIMI

Zamanın aşındırıcı etkisi, hem sosyal hem de fizikî bir vakıadır. Etkisini her alanda hissettiren zaman olgusu, hukuk bilimi içerisinde de kuvvetli bir şekilde yerini almıştır. Hukuk bilimi, zamanı bazen düzenleyici bir unsur olarak kabul etmiştir. ( şikâyet hakkının kullanılmasında, kanunî yollara müracaatta, eski hale getirmede olduğu gibi). bazen de onun fizikî, sosyal ve psikolojik etkisini, maddî bir gerçeklik kabul ederek ona hukuki neticeler bağlamıştır.Zaman aşımı da, bu hukuki neticelerden biridir.İşlenen suçun türüne, cezanın nev’i ve miktarına göre, kanun koyucu, kamu davasına ve cezanın infazına bir süre sınırı getirmek suretiyle , yargılama ve cezalandırma hakkından vazgeçmektedir.Diğer bir tabirle devlet, yargılama ve cezalandırma hakkını, belli bir müddetin geçmesi üzerine kullanmaktan vazgeçmektedir.

Zaman aşımı kurumu, zaman unsurunun değişik ve farklı etkilerinin tabii bir sonucu olarak kabul edilmiş olup, usulî bir düzenlemeden daha çok, maddi bir hukuki gerçekliktir. Zaman aşımı konusunun, ceza kanunu içerisinde düzenlenmiş olması da bu açıdan isabetlidir.

Kanunda yazılı sürelerin geçmesiyle dava ve cezanın düşmesini ifade eden zaman aşımı, dava ve ceza zaman aşımı şeklinde ayrıma tabi tutulmaktadır.

  1. GENEL OLARAK ZAMAN AŞIMININ ÖZELLİKLERİ VE TÜRLERİ

Ceza kanunlarında dava zaman aşımı ve ceza zaman aşımı olmak üzere iki türlü zaman aşımı kabul edilmiştir. Kanunlarda belirlenmiş olan süre geçtikten sonra, kamu davası açılamaz; açılmış olsa dahi dava zaman aşımı gerçekleşmişse artık o davaya devam edilemez.Zira burada, dava zaman aşımının gerçekleşmiş olması engel neden oluşturmaktadır. Buna karşılık kesinleşmiş bir karar, kanunda belirlenmiş olan süre geçtikten sonra yerine getirilemez (infaz edilemez). Burada yerine getirmeye (infaza) engel neden ise, ceza zaman aşımının gerçekleşmiş olmasıdır.

Dava zaman aşımı, ceza zaman aşımından daha kısadır. Zaman aşımı, hem 765 sayılı Türk Ceza Kanununda ve hem de 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununda genel hükümler arasında yer almaktadır. (765s. TCK. m. 102 ilâ 118; 5237 s. TCK. m. 66 ilâ 72)

765 sayılı Türk Ceza Kanununda belirtilmiş olan zaman aşımına ilişkin hükümler, aynı Kanunun özel kanunlarla ilişkiyi düzenleyen 10. maddesi hükmü uyarınca, başka türlü hükme bağlanmamış olan özel kanunlar hakkında da uygulanır. Buna karşılık, 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununun “Özel kanunlarla ilişki”yi düzenleyen 5. maddesindeki, “Bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır” açık ve amir hükmü uyarınca, yeni Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girdikten sonra, bu kanunda yer alan zaman aşımı ile ilgili hükümler, buna aykırı düzenlemeler yer alsa dahi, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacaktır.

Zaman aşımı, kamu düzeninden olduğundan re’sen uygulanır. Sanık veya hükümlü zamanaşımından vazgeçemez. Bu husus, 765 s. Türk Ceza Kanunun 117. maddesinde “ Gerek dava ve gerek ceza müruru zamanı re’sen tatbik olunur ve bundan ne maznun ve ne de mahkum vazgeçemezler” şeklinde açıklanmış , 5237 s. Yeni Türk Ceza Kanununun 72. maddesinin ikinci fırkasında da benzeri bir ifade şekliyle “Dava ve ceza zaman aşımı re’sen uygulanır ve bundan şüpheli sanık ve hükümlü vazgeçemezler” denilmek suretiyle belirtilmiştir.Hukuk usulünde zaman aşımı bir defi olarak davada taraflarca ileri sürüldüğü takdirde nazara alınabilmesine rağmen, ceza hukukunda “re’sen uygulama” ilkesi gereğince, hakim veya Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden nazara alınıp uygulanması gerekmektedir.

III. DAVA ZAMAN AŞIMI

Zaman aşımı, netice itibariyle, devletin yargılama hakkının sona ermesi gibi bir sonuç doğurması nedeniyle, soruşturma, kovuşturma, istinaf ve temyiz aşamalarının tümünde re’sen nazara alınır.Verilen bir karar kesinleşip hüküm halini alıncaya kadar, dava zaman aşımı cereyan eder.Karar kesinleşip hüküm halini aldıktan sonra işlemeye başlayan zaman aşımı ise, ceza zaman aşımıdır.

  1. 765 Sayılı Türk Ceza Kanununda Dava Zaman aşımı Süreleri

765 Sayılı Türk Ceza Kanununda suçların cürüm ve kabahat ayrımına uygun olarak dava zaman aşımı süreleri belirlenmiş olup, bu süreler 102. maddede şu şekilde hükme bağlanmıştır;
“ Madde 102 – (Değişik: 29.6.1938 – 3531/1 md.)

Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku âmme dâvası:

  1. Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve müebbet ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerde yirmi sene,
  2. Yirmi seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasını müstelzim cürümlerde on beş sene,
  3. Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya beş seneden ziyade hapis yahut hidemâtı âmmeden müebbeden mahrumiyet cezalarından birini müstelzim cürümlerde on sene,
  4. Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahut sürgün veya hidemâtı âmmeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene,
  5. Bir aydan ziyade hafif hapis veya otuz liradan ziyade hafif para cezasını müstelzim fiillerde iki sene,
  6. Bundan evvelki bentlerde beyan olunan miktardan aşağı cezaları müstelzim kabahatlerde altı ay geçmesiyle ortadan kalkar.

Bu kanunun ikinci kitabının birinci babında yazılı ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbet yahut muvakkat ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerin yurt dışında işlenmesi halinde dâva müruru zamanı yoktur.

KATEGORİLER

Bir cevap yazın