Makaleler
Kıymetli Evrak Çek Senet İptali

ÇEK SENET İPTALİ

“Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemeyeceği gibi başkalarına da devredilemez.”

                             KIYMETLİ EVRAK ÇEK SENET ALACAK İSPATI

Kanunun lafzından anlaşıldığı üzere, kıymetli evraka bağlı hak senet borçlusuna ve diğer sorumlulara karşı ancak senetle ileri sürülebilir. “Senet yoksa hak da yoktur” ilkesinden yola çıkılarak hakkın senetsiz olarak ileri sürülmesi kural olarak mümkün değildir. Kıymetli evrakın zayi olması ve bunun sonucunda iptal edilmesi halinde hakkın senetten bağımsız olarak ileri sürülmesi bu ilkenin istisnasını oluşturmaktadır.

                  ÇEK SENET ZAYİİ KAYIP ÇALINTI OLMASI DURUMUNDA NE YAPILMALI

Kıymetli evrakın zayii, kıymetli evrakın hak sahibi olan hamil tarafından muhatabına ibraz edilemez hale gelmesidir. Kıymetli evrakın zayi olması veya zaiyata uğraması, senedin çalınma, yitirilme, yanma, yırtılma gibi sebeplerle hamili tarafından ibrazının mümkün olmaması ya da senedin hamilin elinde olmasına rağmen üzerine bir şey dökülmesi, silinmesi gibi nedenlerle üzerinde yazılı bulunan hakkın tespitini ve sonuçta ileri sürülmesinin güçleşmesi ve imkansız hale gelmesidir. Belirtilen bu gibi sebeplerle hamilin, senedin zilyetliğini iradesi dışında kaybetmesi ya da kullanılamaz hale gelmesinden ötürü bir hak kaybına uğramaması için bu kıymetli evrakı kanunda belirtilen şartlar dahilinde iptal ettirerek hakkını kullanma imkanı vardır.

                       KIYMETLİ EVRAKIN İPTALİ İÇİN OLUŞAN ŞARTLAR

  • Ticaret Kanunun da bir kıymetli evrakın iptal edilmesi şu şartlara bağlanmıştır:
    Öncelikle bir kıymetli evrakın iptal edilmesi için o senedin objektif olarak zayi olması yani her koşulda senedin zilyetliğinin kaybı yahut senedin kullanılamaz hale gelmesi gerekir.
  • Senedin yitirilmesinden önce senede bağlı bir hakkın mevcut olması gerekir. Nitekim hak yoksa senet de yoktur.
  • Kıymetli evrakın iptalini bizzat hak sahibi olan kişi talep edebilir. Dolayısıyla, cirantanın, avalistin, senet üzerinde sınırlı bir ayni hak sahibi olmayan kişinin iptal davası açma hakkı yoktur.
  • Hamilin senedin zilyetliğinin yeniden kazanmasının mümkün olmadığı yani kıymetli evrakın sürekli bir şekilde zayi olmuş olması gerekir. Bu nedenle, hamilin senedin yerini bildiği, senedi geçici olarak elden çıkarttığı gibi durumlarda sürekli zayi olma şartı bulunmadığından hamil iptal davası açamaz.
  • Son olarak, iptali istenen kıymetli evrakın iptali mümkün olan senetlerden olması gerekir. Adi borç senetleri, limited şirketlerin çıkarttıkları pay senetlerinin veya kooperatiflerin ortaklık senetlerinin iptali kıymetli evrak olmamaları sebebiyle mümkün olmamakla birlikte, Türk Ticaret Kanunu m.668/I gereğince de banknot, büyük miktarda çıkarılıp görüldüğünde ödenmesi gereken ve para yerine ödeme aracı olarak kullanılan ve belirli bedelleri yazılı olan diğer hamile yazılı senetlerin iptaline karar verilemez.

Yukarıdaki şartları sağlayan kıymetli evraklar açısından iptal davası Asliye Ticaret Mahkemesi’nde hasımsız olarak açılır. Senet emre yazılı bir senet ise bunun iptali ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Ticaret Mahkemesi’nden alınacak ödemeden men kararı ile, hamile veya nama yazılı bir senet ise bunun iptali borçlunun yerleşim yeri Ticaret Mahkemesi’nden alınacak ödemeden men kararı ile mümkündür. Senedi elinde bulunduran biliniyor ise mahkeme dilekçe sahibine senedin iadesi davası açması için uygun bir süre verir. Süresinde dava açılır ve hamil kötü niyetli olursa senedi iade etmelidir, iyiniyetli olursa senedi iade etmesi gerekmemektedir. Şayet süresinde dava açılmazsa mahkeme ödeme yasağını kaldırır(TTK 758). Senedi elinde bulunduran bilinmiyor ise hak sahibi mahkemeden senedin iptalini ister. Mahkeme bunun için emre yazılı senetlerde asgari üç ay azami bir yıl, hamile ve nama yazılı senetlerde asgari altı ay süre içerisinde senedi elinde bulunduran kişiye senedi getirmesi için süre verir. Bu süreler içerisinde senedi elinde bulunduran senedi mahkemeye getirirse, dilekçe sahibinin iade davası açması için mahkemece uygun bir süre verilir. Süresinde dava açılır ve hamil kötü niyetli olursa senedin iadesine, iyi niyetli ise iade edilmesinin gerek olmadığına karar verilirken süresinde dava açılmaz ise mahkeme senedi getireni senedi iade eder ve ödeme yasağını kaldırır. Diğer ihtimalde, senedi elinde bulunduran kişinin senedi mahkemeye getirmemesi halidir ki bu durumda mahkeme senedi iptal eder. Böylece hak sahibi hakkın senetsiz olarak ileri sürülmesini yahut yeni bir senet düzenlenmesini mahkemeden talep eder.

Verilecek iptal kararının neticesinde, iptal isteminde bulunan kişi, zayi olan veya zayi olduğu iddia edilen senedi ibraz edebilmiş olsaydı hangi duruma gelecek idiyse o duruma gelir. Ayrıca, mahkemeden istenecek olan ödemeden men kararının ilanı üzerine senedin hamilinin ortaya çıkmadığı, bu sebeple istihkak iddiasının mahkemece karara bağlanmadığı hallerde iptal kararı senedin teşhis fonksiyonunu yok eder. Bununla birlikte, iptal kararı, iptal edilen senedin yerine geçmez. Bu karar ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi hükümlerinin uygulanması talep edilemez. Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesine göre, iptal kararı ile sadece asli borçluya başvurulabilir. Yani, poliçede kabul etmiş muhataba; bonoda düzenleyene ve bunlar lehine aval verenlere; çekte ise tüm senet borçluları olan düzenleyene ve cirantalara başvurulabileceği ifade edilmiştir.

KATEGORİLER

Bir cevap yazın